Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Scroll to top

Top

Grip Salgınlarını Önlemede Twitter’ın Rolü

Grip Salgınlarını Önlemede Twitter’ın Rolü
Buğrahan Ceylan

San Diego State University‘de coğrafya profesörü olan Ming-Hsiang Tsou, sağlık uzmanlarına ve otoritelere salgın hastalıkların tam olarak nerede ve ne zaman çıkacağını söyleyebilen bir gözlem yazılımı geliştirmektedir. Journal of Medical Internet Research’de yayınlanan araştırma sonuçları, sağlık uzmanlarının salgın hastalıkları önceden görebilmesi sayesinde çok daha etkili ve hızlı bir şekilde müdahale etmelerine olanak sağlayacak. Bu sayede salgınların geniş bölgelere yayılma riski en aza düşürülmeye çalışılacak. Tabii ki bu yazılımın için gerekli veriyi sağlayan şey ise; sosyal medya.

Tsou bu konuda: “Grip salgınları ya da diğer sağlık problemlerini daha önceden görebilmemiz için gerekli bilgiyi almamız için sosyal medya kanalları bize çok büyük fayda sağlamaktadır.” Dedi.

tweet doktor

The Centers for Disease Control and Prevention (CDC) gribin en yaygın olduğu zaman aralığı olarak Ekim – Mayıs arasını göstermektedir. Özellikle Şubat ayında ise, grip salgınlarının grafikte en yüksek noktaya geldiği ay olarak bilinmektedir. Fakat tüm bu bilgiye rağmen yine de salgınların tam olarak ne zaman ve nerede çıkabileceğini anlamak mümkün değil. Durum böyle olunca da hastane ve sağlık kuruluşlarının muhtemel salgınlara karşı hazırlanabilmesi kolay olmamaktadır. Daha önceki verilere göre, genellikle bir salgının başlaması ile hastanelerin bunu farketmesi sırasında 2 haftalık bir gecikme yaşanmaktadır. Profesör Tosu, bu gecikmeyi hiç yaşamamak ve gerekli önlemleri alabilmek amacıyla National Science Foundation’ın 1.3 milyon dolar ile destekte bulunduğu bir çalışma yapmak istediler.

Bu çalışmaya göre, A.B.D.’de 11 şehir belirlendi ve bu şehir ve yakın mesafe alan dahilinde atılan tüm tweetleri incelemeye aldılar. Grip anlamına gelen “flu” ya da “influenza” gibi belirlenen anahtar kelimelerin geçtiği her bir tweet analiz edildi. Sonuç olarak 2012 Haziran ayından Aralık ayına kadar belli anahtar kelimeleri barındıran 6.174 tweet tespit edildi.

Profesör Tsou elde ettiği bu analiz sonuçları ile CDC’nin veri tabanında sakladığı salgınlar ile karşılaştırdı ve seçilen 11 şehirden 9′unda atılan tweet sayısıyla grip salgını oranı arasında direkt bir korelasyon olduğu belirlendi. Beş şehir de ise Tsou’nun yaratmış olduğu algoritmanın salgınları çok daha önceden görmüş olduğu ortaya çıktı.

Tsou bu konuda: “Geleneksel yöntemler bir salgının gerçekleştiğini belirleyebilmek için 2 haftalık bir süreye ihtiyaç duyarken biz bu sistem sayesinde günlük olarak analiz yapabiliyoruz.” Dedi.

Analiz edilen tweetlerin arasında, herhangi bir siteye link vermeyen ya da retweet edilmemiş gönderilerin çok daha güvenilir bilgi sunduğu, bunun sebebinin ise linksiz atılan tweetlerin bireysel görüşleri belirtmek için atıldığı ortaya çıkmıştır.

Sosyal medya içinde ayrıştırılmamış, işlenmemiş inanılmaz büyüklükte veriler bulunmaktadır. Eğer bu veriler doğru sistemler ve yatırımlar aracılığıyla filtrelenebilirse kesinlikle çok daha iyi sonuçlar alınabilecektir.

Sosyal medya ve dijital dünyanın sunduğu diğer bazı avantajlar sayesinde, önceden tahmin edilmesi oldukça zor olan bazı olayları görebilmek mümkün.

Daha önce benzer bir çalışmayı da Everyday Health isimli bir yayın kuruluşu gerçekleştirmişti. Everyday Health Amerika’da sağlıkla ilgili günlük 2 milyon tweeti inceleyerek, salgın olması muhtemel bir durumun olduğu bölgeye Twitter aracılığıyla uyarıda bulunmaktaydı.

Bir teknoloji devinin halk sağlığı için kendi gerçek zamanlı kullanıcı havuzunu kaynak olarak kullanması ilk kez olmuyor. Google, grip faaliyetini tahmin edebilmek için arama verilerini inceleyerek belirli bölgelerde en çok aranılan anahtar kelimeleri bulan bir ‘grip takipçisi’ oluşturduğu biliniyor. Arama verilerinde hastalık ismi gibi anahtar kelimeler çok kullanılmışsa grafikler ve haritalar aracılığıyla gösteriliyor.

Salgın hastalıkların önceden görülebilmesi için yapılan çalışmalara mobil cihazlarda dahildir. ClickClinica isimli bir uygulama, doktorlara, gerçek zamanlı olarak, tek bir tıklama ile hastanın semptomlarını kaydetme ve küresel olarak hastalıkları gözetim imkanı sağlıyor. ClickClinica hakkında detaylı bilgiye ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Solve the Outbreak” isimli bir iPad uygulaması ise kullanıcıların bir salgın hastalık senaryosunda bazı zorlukların üstesinden gelmesini ve çözümler üretmesini istiyor. iPad uygulamasını indirenler, CDC’nin hazırladığı senaryoların birinde, salgının çıkış sebebini araştıran bir bilim adamı rolüne bürünüyor ve gerekli araştırmaları zamanında merkeze bildirmesi gerekiyor. Uygulama içinde oldukça ciddi prosedürler ve süreçler bulunmakta, örneğin bulunduğunuz bölgede yaşayan insanlarla yaptığınız bir soruşturmada eğer gerekli adımları olması gerektiği gibi yapmadıysanız başarısızlığa uğruyorsunuz.

 

 

 

Yorum Ekleyin